ASAL GERİLİM: Kuhn’un Bilim Felsefesine Evrimsel ve Pedagojik Bir Yorum


Creative Commons License

Bozkurt E.

Pegem Akademi, Ankara, 2026

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Pegem Akademi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Uşak Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bilimsel gelişim gerçekten doğrusal bir ilerleme midir? Yoksa bilim, gelenek ile yenilik arasındaki daha derin bir gerilim içinde mi şekillenir? Bu kitap, Thomas S. Kuhn’un bilim anlayışını bu temel sorular etrafında yeniden düşünmeye davet ediyor. Kuhn’un ünlü paradigma ve devrim kavramlarının ötesine geçerek, özellikle Bilimsel Devrimlerin Yapısı sonrasında geliştirdiği leksikon, taksonomi ve ortak-ölçüsüzlük çözümlemelerini evrimsel bir perspektifle yeniden yorumluyor. Böylece bilimsel değişimi yalnızca dramatik kopuşların tarihi olarak değil; kavramsal yeniden sınıflandırmalar, niş oluşumları ve epistemik seçilim süreçleri içinde işleyen dinamik bir bilgi ekosistemi olarak ele alıyor. Bu perspektif, bilimsel eğitimin doğasını da yeni bir ışık altında görünür kılmaktadır. Bilimsel öğrenme yalnızca bilgi aktarımı değil; epistemik istikrar ile kavramsal yenilik arasındaki hassas dengenin kuşaktan kuşağa aktarıldığı bir süreçtir. Disiplin olmaksızın özgürlük dağınık bir eleştiriye; özgürlük olmaksızın disiplin kör bir bağlılığa dönüşür. Bilimin üretkenliği tam da bu gerilimden doğar. Asal gerilim, yalnızca bilimsel değişimin değil, bilimsel eğitimin de düzenleyici ilkesidir: gelenek mesleki sürekliliği sağlarken, aykırılık duyarlılığı yeni düşünme imkânlarını açar. Bilim felsefesi ile eğitim felsefesini buluşturan bu çalışma, Kuhn’un düşüncesini evrimsel epistemoloji çerçevesinde yeniden kurarken, bilimsel akılsallığın gerilim içinde işleyen tarihsel bir yetkinlik olduğunu göstermeyi amaçlıyor.

This study offers a reinterpretation of Thomas S. Kuhn’s philosophy of science through the concept of the “essential tension.” Kuhn’s work has often been read primarily through the notions of paradigm and scientific revolution, largely due to the profound impact of The Structure of Scientific Revolutions. As a result, the conceptual developments in Kuhn’s later writings have frequently remained underexplored. This book argues that the relationship between Kuhn’s early paradigm framework and his later analyses of lexicon and taxonomy should be understood not as a rupture but as a process of conceptual deepening. From this perspective, scientific change is interpreted not merely as a sequence of dramatic revolutionary moments but as a historical process of adaptation shaped by conceptual reclassification, niche formation, and problem-solving efficiency. The study reconstructs this process within the framework of evolutionary epistemology and conceptualizes scientific development as a dynamic knowledge ecosystem governed by mechanisms of variation, selection, and adaptation. The original contribution of the book lies in interpreting the essential tension not only as a principle explaining scientific change but also as a pedagogical mechanism underlying scientific education. In this view, science education is redefined as a process of cultivating epistemic subjects capable of sustaining the productive tension between disciplinary tradition and conceptual innovation.