Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları 2. Uluslararası Bilimsel Kongre ve Sergisi, Denizli, Türkiye, 27 - 29 Mart 2026, ss.60-70, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: Sınıf II malokluzyon ortodontik kliniklerde sık karşılaşılan anomalilerden biridir ve tedavisinde çekimsiz yaklaşımlar arasında maksiller molar distalizasyonu önemli bir yer tutmaktadır. Distal Jet apareyi, hasta kooperasyonuna ihtiyaç duymadan sürekli kuvvet uygulayabilmesi nedeniyle klinik uygulamalarda yaygın olarak kullanılan intraoral distalizasyon sistemlerinden biridir. Bununla birlikte ikinci molar dişlerin distalizasyon sürecine dahil edildiği modifiye sistemlerin dentofasiyal etkilerini inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, ikinci molar dişlerin distalizasyon sistemine dahil edildiği Double Distal Jet (DDJ) apareyinin dentofasiyal etkilerini, konvansiyonel Single Distal Jet (SDJ) apareyi ile karşılaştırarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 2021–2023 yılları arasında tedavi edilen dişsel Sınıf II malokluzyona sahip toplam 34 hasta dahil edilmiştir. Hastalar kullanılan distalizasyon apareyine göre SDJ (n=17) ve DDJ (n=17) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Distalizasyon öncesi (T0) ve distalizasyon sonrası (T1) alınan lateral sefalometrik radyografiler üzerinde toplam 33 sefalometrik parametre değerlendirilmiştir. İskeletsel ve dişsel ölçümlerin yanı sıra yumuşak doku ölçümleri de analiz edilmiştir. Ölçümlerin güvenilirliği Dahlberg yöntemi ile değerlendirilmiş ve ortalama ölçüm hatası yaklaşık 0,65 birim olarak bulunmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalar kovaryans analizi (ANCOVA) ile yapılmıştır. Bulgular: Her iki aparey ile de maksiller molar distalizasyonu başarıyla elde edilmiştir. SDJ grubunda maksiller birinci molar distalizasyon miktarı ortalama 2,86 ± 3,14 mm, DDJ grubunda ise 2,93 ± 1,68 mm olarak bulunmuştur. Gruplar arası karşılaştırmada distalizasyon miktarları benzer olsa da, DDJ grubunda distalizasyon hareketinin daha kısa sürede gerçekleştiği tespit edilmiştir. Tedavi süresi DDJ grubunda SDJ grubuna göre ortalama 10 gün daha kısa bulunmuştur. Bununla birlikte SDJ grubunda premolar dişlerde daha fazla mezializasyon ve ekstrüzyon gözlenirken, DDJ grubunda molar dişlerde daha fazla ekstrüzyon tespit edilmiştir. Ankraj kaybının önemli göstergelerinden biri olan maksiller birinci premolar ekstrüzyonu açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmuş (p < 0,05) ve bu artışın SDJ grubunda daha yüksek olduğu belirlenmiştir.Ayrıca DDJ grubunda vertikal boyutta istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (p < 0,05). Buna karşın gruplar arasında iskeletsel sagittal parametrelerde anlamlı fark 61 bulunmamıştır. Sonuç: Single Distal Jet ve Double Distal Jet apareylerinin her ikisi de Sınıf II malokluzyon tedavisinde etkili distalizasyon yöntemleridir. Bununla birlikte Double Distal Jet apareyi, daha kısa tedavi süresi ve daha etkin kuvvet iletimi nedeniyle distalizasyon mekanikleri açısından avantajlı görünmektedir. Ancak vertikal boyutta artış oluşturabilme potansiyeli nedeniyle özellikle vertikal büyüme paternine sahip hastalarda dikkatli hasta seçimi yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Sınıf II malokluzyon; Molar distalizasyonu; Distal Jet Apareyi; Ortodontik tedavi; Sefalometrik analiz
Objective Class II malocclusion is one of the most common orthodontic anomalies. Among non-extraction treatment approaches, maxillary molar distalization plays an important role in correcting dental Class II relationships. The Distal Jet appliance is widely used because it can deliver continuous orthodontic force without requiring patient cooperation. Although several modifications have been proposed to improve distalization efficiency and anchorage control, studies evaluating systems that include second molars in the distalization process remain limited. Therefore, the aim of this study was to evaluate and compare the dentofacial effects of the Double Distal Jet (DDJ) appliance, in which second molars are included in the distalization system, with those of the conventional Single Distal Jet (SDJ) appliance. Materials and Methods This retrospective study included 34 patients with dental Class II malocclusion treated between 2021 and 2023 at the Department of Orthodontics, Faculty of Dentistry, Uşak University. Patients were divided into two groups according to the appliance used: SDJ (n = 17) and DDJ (n = 17). Lateral cephalometric radiographs taken before distalization (T0) and after distalization (T1) were analyzed. A total of 33 cephalometric parameters were evaluated, including skeletal, dental, and soft tissue measurements. Measurement reliability was assessed using the Dahlberg method, and the mean measurement error was approximately 0.65 units. Intergroup comparisons were performed using analysis of covariance (ANCOVA). Results Both appliances achieved successful maxillary molar distalization. The mean distalization of the maxillary first molar was 2.86 ± 3.14 mm in the SDJ group and 2.93 ± 1.68 mm in the DDJ group. Although the distalization amounts were similar, treatment duration was approximately 10 days shorter in the DDJ group. Greater premolar mesialization and extrusion were observed in the SDJ group, whereas greater molar extrusion occurred in the DDJ group. A statistically significant difference was found in maxillary first premolar extrusion (p < 0.05), with higher values in the SDJ group. In addition, a significant increase in vertical dimension was observed in the DDJ group (p < 0.05). No significant differences were found between the groups in skeletal sagittal parameters. Conclusion Both appliances were effective in achieving maxillary molar distalization. However, the Double Distal Jet appliance appears advantageous due to its shorter treatment duration and more efficient force transmission. Because of its potential to increase vertical dimension, careful patient selection is recommended, particularly in patients with a vertical growth pattern. Keywords: Class II malocclusion; Molar distalization; Distal Jet appliance; Orthodontic treatment; Cephalometric analysis