TEKSTİL VE MODA TASARIMINDA AKADEMİK ARAŞTIRMALAR, Salimeh Amanjani, Editör, Palet Yayınları, Konya, ss.187-196, 2025
Tarihsel süreçler
içerisinde tekstil; kültürel, işlevsel ve geleneksel manada önce insanı giyinik
kılan, sonrasında ise kendisini ve çevresini süsleyen temel bir unsur olarak
uygarlık tarihi boyunca var olmuştur. Böylelikle tekstil, bir kültür tarihidir (Oskay
ve Durna, 2014, s. 226). Schick’e göre (2003, s. 86) göre kültür;
“Bireyin
kimliğini tanımlamak için çevre ve kıyafet betimlemelerine başvurulması,
Herodot’un “Tarihler” adlı eserinde bahsettiği insan topluluklarını birbirinden
ayırmak için, toplumları evrensel olarak tanımladığı yedi farklı kültürel
kategori içinde analiz ederek; dil, beslenme alışkanlıkları, yerleşim, savunma
yöntemleri, diğer toplumlar arasındaki yerleri, doğal çevre ve giyinme
biçimleri alt başlıklarına başvurması kıyafetlerin kültür içindeki yerinin
önemini göstermektedir.”
Bu
çerçevede, kültür kavramının etken bir biçimlendiricisi ve topluma dair önemli
bir kültür aktarıcısı olan tekstil; Hint toplumunun da kültürel kimliğinin
belirleyicisi ve elbette aktarıcısı olmuştur (Oskay, 2020, s. 147). Dolayısıyla,
söz konusu kavram; toplumun ya da toplumların din, dil, örf-i adetler, gelenek
ve görenekleri gibi dünya görüşleri, yaşam biçimleri, tarihi ve sanatı
üzerinden
kendisini göstererek karşımıza çıkmaktadır (Göçer, 2012, s. 52). Bu bağlamda,
Hint kumaşları ve desenleri hem teknik hem de estetik açıdan incelendiğinde,
özellikle yüzey süslemeleri bakımından evrensel bir düşünceyi yansıtarak
dünyanın en iyi tekstil geleneklerinden birine sahip olduğu görülebilmektedir.
Ayrıca, bu geleneksel ürünlerin ilk örneklerinin M.Ö. 3. yüzyılda ortaya
çıktığı bilinmektedir. Bu doğrultuda, Hint kumaşları ve desenlerinin tarihsel
süreçte oldukça geniş bir alanı kapsadığı kolaylıkla kabul edilmektedir.
Geniş bir
tarihsel arka plana sahip olan bu kumaşlar ve desen örnekleri günümüze kadar
ulaşmamış olsa da geleneksel üretim yöntemleriyle günümüzde de varlıklarını
sürdürmektedirler (Kavcı Özdemir ve Erdem, 2022, s. 43). Örneğin bağlama- boyama tekniği olarak bilinen
“İkat” Hint kumaşları, dünya
ikat kumaşları arasında (teknik, desen ve dokuma açısından) önemli bir
yere sahiptir. İkat çözgü, atkı veya çözgü-atkı ipliklerin boyanarak ve
sonrasında dokunarak elde edilen kumaşları ifade etmektedir. Bu teknik ile elde
edilen kumaşın tarihi 13. yüzyıllara dek dayandığı bilinmektedir.
Araştırma,
Hint geleneksel dokuma kumaşlarının özelliklerini, işlevlerini ve kültürel
önemini inceleyerek, bölgenin zengin kültürel mirasının gelecek nesillere
aktarılmasını hedeflemektedir. Bu amaçla, konuyla ilgili yerli ve yabancı
kaynaklar taranmış, öncelikle nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme
yöntemi kullanılmış ve literatür taraması yapılmıştır.