Mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonunda sperm bulma ihtimalini öngörmede testis elastografinin rolü


Dr. Öğr. Üyesi ADEM TUNÇEKİN

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Harran Üniversitesi, TIP, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tez Danışmanı: Eyyup Sabri Pelit

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Bu çalışmada azospermik hastalarda mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonunda sperm bulma ihtimalini öngörmede testis elastografinin rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metotlar: Non-obstrüktif azospermi tanısı konulan ve mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonu planlanan 84 hasta prospektif olarak çalışma kapsamına alındı.Mikro-TESE planlanan hastalara cerrahi işlem öncesi aynı radyolog tarafından testis elastografisi yapıldı. Tüm hastalara aynı cerrah tarafından mikro-TESE işlemi yapıldı. Sperm elde edilen hastalara spermleri kriyoprezervasyonu uygulandıktan sonra ICSI planlandı. Sperm elde edilemeyen hastalardan histolojik inceleme için örnek alındı. Bulgular: Çalışmamıza non obstruktif azospermik toplam 84 infertil hasta dahil edildi. Hastalar TESE pozitif (+) ve TESE negatif (-) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Bu hastaların 45 (%53,57)’inde yapılan mikro-TESE sonucunda sperm elde edilirken 39(%46,43)’undaise sperm elde edilemedi. TESE (+) ve TESE (-) olan her iki grupta hasta yaşı, infertilite süresi ve iki taraflı testis boyutları karşılaştırıldığında anlamlı farklılık görülmedi (p> 0,05). TESE (+) ve TESE (- ) grupta sağ üst, sağ orta, sağ alt, sol üst, sol orta, sol alt SWE değeri anlamlı (p> 0,05) farklılık göstermemiştir. Klinefelter sendromu olan ve Klinefelter sendromu olmayan azospermik hastalar karşılaştırıldığındaKlinefelter sendromu olan grupta SWE değerlerinin anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. TESE (+) olan grupta FSH değeri, LH değeri TESE (-) olan gruptan anlamlı (p <0,05) olarak daha düşüktü. TESE (+) olan grupta E2 değeri, TT değeri TESE (-) olan gruptan anlamlı (p X <0,05) olarak daha yüksekti. TESE (+) ve TESE (-) olan grupta PRL değeri anlamlı farklılık göstermemiştir (p > 0,05). TESE (+) olan grupta 46 XY genetik sonuç oranı TESE (-) olan gruptan anlamlı olarak daha yüksek olarak tespit edildi (p> 0.05). TESE (-) grupta Klinefelter sendromu oranı daha fazla tespit edildi. Heriki grupta postoperatif komplikasyon oranı anlamlı farklılık göstermemiştir (p > 0.05). Sonuç:Testis elastografi, non-invaziv, kolay uygulanabilir bir görüntüleme yöntemi olarak, NOA hastalarında sperm elde edilmesini predikte edebilen güvenilir sonografik yöntemlerden biri olma konusunda umut verici bir potansiyele sahiptir. Ancak SWE ölçümlerinin standardize edilmesi ve homojen hasta gruplarının oluşturulması bu tekniğin gelişmesine katkı sağlayacaktır.